Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla

Büyükçekmece Köprüsü

Paylaş

​​​BÜYÜKÇEKMECE KÖPRÜSÜ

Şaşılası, hoş bir köprüdür, eşsizdir

Uzun boylu, hilâl kaşlı bir güzeldir.

Mimar Koca Sinan

Güzelliğine mimarının bile şaşırıp hayran olduğu külliyenin en gözde eseri ve ilçenin sembolü olan Büyükçekmece Köprüsü, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Sultan Süleyman Zigetvar Seferi'ne gitmeden önce Sinan'a köprüyü yapması için emir vermiş ve köprünün inşaatına 1566 yılında başlanmıştır. Sinan'ın Tezkiretü'l - Bünyan ve Tezkiretü'l - Ebniye adlı eserde verdiği bilgiye göre Kanuni Sultan Süleyman bir seher vakti şehrin çevresindeki kırları gezmeye çıkar.

Büyükçekmece'ye gelince insanların çok zor koşullarda diğer tarafa geçtiklerini görür ve hemen Sinan'a bir köprü yapmasını emreder. Daha önce bir köprü yapılmıştır ancak dayanaklı inşa edilmediği için yıkılmıştır. Sinan bir inceleme yapar ve padişaha şu bilgiyi verir: "Padişahım, bunun binasının dayanıksız olup yıkılmasının nedeni şudur: Hazineden para sarfında gerekeni bütünüyle yapmamışlar, köprüyü denizden uzaklaştırıp kıyıya yakın, bataklık bir alana düşürmüşler. Bundan dolayı temeli devrilmiş, yıkılıp harap olmuş. Kısacası, deniz tarafı hem sığ hem de sağlam yer olduğundan köprünün deniz tarafında yapılması daha uygundur" der ve yapmayı tasarladığı köprünün resmini çizip padişaha sunar.

Yıkılmış köprünün inşaat hatalarını görüp aynı hataları tekrar etmeden kendi köprüsünün inşaatına başlayan Koca Sinan köprü inşaatı ile ilgili tüm detayları ve uyguladığı teknikleri tezkirelerde şöyle anlatır:

Saadetli Padişah son derece hoşnut oldu ve onun kutlu emirleriyle, yüzlerce dülger ve taşçılarla işe sarılıp her ayağa birer kalyon benzeri sandıkçalar çakıldı; Süleyman devleri, deniz suyunu tulumba ve tulumbalarla çekip boşalttılar. Güzel, sağlam sütunlardan iki üç adam boyu kazıklar, şahmerdanla temellere çakıldı; onun üstüne döşenen arşın taşları, sağlam demir kenetlerle kenetlenip aralarına kurşun akıtılarak tek parça haline getirildi. Gök yapılı o köprü zamanın şaşkınlık verici işlerinden biri oldu. Cihan Hükümdarı bu zavallıya aferin deyip mutlulukla Sigetvar'a doğru yola çıktı.

Doğu ve batının fatihi Cihan Padişahı Sultan Süleyman dönüşte köprüden geçme ümidi ve sevinciyle yeni fetihler ve zaferler için sefere çıkar Zeki Sönmez'in Mimar Sinan ile ilgili tarihi Yazmalar-Belgeler adlı kitabında verdiği bilgiye göre, "Osmanlı şehir teşkilatı içinde Şehremenliği'ne bağlı olan Hassa Mimarlar Ocağı'na Divan'dan doğal olarak çeşitli "Buyruklar" yazılırdı. Bu buyruklar arasında Sinan'ın baş mimarlık dönemine rastlayanların önemli bir bölümü A. Refik Altınay tarafından yayınlanmıştır. "Yayınlanan buyruklardan bir tanesi Büyükçekmece Köprüsü ile ilgilidir. Köprünün inşaatında çalıştırılmak üzere Edirne'den taşçı ustası istenir:

Edirne Kadısı'na hüküm ki: Halen Büyükçekmece yakınında inşa edilecek olan köprü için taşçı ustasına ihtiyaç bulunmaktadır. Buyurdum ki; yüce hükmüm ulaştığında, kaza sınırları içinde bulunan taşçı ustalarından işe yarar olanları yazarak ve birbirine kefilleyerek gönderesin ki Nevruz' a kadar gelip hizmete başlayalar. Bu konu önemlidir ve ona göre hareket edilip, işe yarar ustalardan gönder. Ayrıca gönderdiklerinin bir listesini hazırlayıp, ulaştırasın ki, geldiklerinde bu listeye göre yoklamaları yapılsın. (M. 1565) 

kopru01.jpg Büyükçekmece Köprüsü

Buyruktan da anlaşılacağı gibi, Büyükçekmece Köprüsü'ne Sultan Süleyman oldukça önem vermiş ve Nevruz'a kadar taş ustalarının işe başlamalarını emretmiştir. Köprünün bitim tarihi için de bir süre verilmiş olabilir. Ancak Kanuni Sultan Süleyman Zigatvar Seferi'nde hayatını kaybedeceği için buyruklar yazdırıp köprünün hemen bitirilmesini istediği halde köprünün bittiğini göremeden ölmüştür.

Kanuni Sultan Süleyman'ın köprü yapım emrini vermesinden on iki yıl önce, Büyükçekmece'de şaheserler görmek isteyen biri daha vardır. Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanat yıllarına denk gelen 1554-1562 yılları arasında Avusturya Sefiri olarak İstanbul'a gelen Busbecq, Osmanlı İmparatorluğu'nda gördüklerini ve yaşadıklarını dört uzun mektup şeklinde kaleme almıştır. Bu mektuplar Türkiye'yi Böyle Gördüm isimli kitapta toplanmıştır. Mektupları üniversiteden arkadaşı Nicholas Michault'ya yazan Busbecq bu mektuplarda Büyükçekmece ve Küçükçekmece'yi şöyle över: "Silivri'den ayrılıp İstanbul'a yaklaşırken, denizin karaya doğru uzayan iki girintisi üzerindeki köprülerden geçtik. Bu yerlerin güzelliğini sanırım bir başka diyarda bulamayız. Ancak insan eli de tabiata yardım etseydi çok daha şahane manzaralara şahit olacaktık". Busbecq'in Büyükçekmece'de üstünden geçtiği köprü büyük olasılıkla Sinan'ın bize tüm detaylarıyla anlattığı yanlış inşa edilip yıkılmış olan köprüdür. Busbecq'in bu köprüyü beğenmediği bellidir ve bu nedenle doğasına hayran olduğu bu yerlerde çok daha güzel yapıtlar görmek istediğini belirtmiştir. Busbecq'in bu isteğini yerine getirecek mimar ise hiç kuşkusuz Klasik Dönem Osmanlı Mimarisi'ni meydana getiren Koca Sinan olacaktır. Güzelliği ile Busbecq'i büyüleyen Büyükçekmece'ye bir mimari dehanın eli değecek ve birbirinden güzel mimari yapılarıyla Büyükçekmece Menzil Külliyesi Sinan'ın elinde şekillenip günümüze kadar gelecektir. 

   Sinan'ın eşsiz eseri Büyükçekmece Köprüsü her dönem övgü ve beğeni toplamıştır. 17. yüzyıl İstanbul'unu anlatan Eremya Çelebi Kömürciyan İstanbul Tarihi adlı kitabında seyyahların "Büyükçekmece'de en çok dikkate şayan bina olarak büyük taş köprüyü" dile getirdiklerini yazmıştır. Bu seyyahlardan biri de Venedik balyosu Jacobo Soranzo idi. Köprü güzelliği ile herkesin dikkatini çekmiştir. Avrupa'dan gelen herkesin övgülerle bahsettiği bu güzel köprüyü mimarı da övmüştür. Koca Sinan tezkirelerde Büyükçekmece'deki şaheserine genişçe yer verir ve köprüyü hem mimari hem de estetik açılardan över:

Hazret-i Şah bu kuluna buyurdu

Yapayım denize yol gibi bir köprü.

Gökkuşağı gibi kemerler çektim göğe

Bir oldu halk için denizle kara.

Temeli atıldı denizin dibine

Erişti binası göğün yücesine.

Tamamlandı Allah'ın yardımıyla

O ulu köprü Büyükçekmece'de

Gece gündüz sebep oldu duaya

Geçit oldu hep zengine fukaraya.

Şaşılası, hoş bir köprüdür, eşsizdir

Uzun boylu, hilal kaşlı bir güzeldir.

Ayakları toprağın ta altına iner

Kemerleri göğün tepesine çıkar.

Her bir kemeri direksiz göğe benzer

Deryanın içinde "nûn" harfine döner.

Nasıl böyle alçak gönüllü olmasın

Dünyanın insanı basıp geçiyor üstünden.

Sinan bu mesnevisinde köprüyü övgüleriyle göklere çıkarırken aynı zamanda halka hizmet etmiş olmanın sevincini de yaşar. Bu ulu köprü kâh gökkuşağı olur, kâh uzun boylu hilâl kaşlı bir güzel. Köprünün ayakları toprağı delerken, kemerleri göğü yarıp yükselmektedir. Her bir kemeri direksiz bir gök kubbedir. Külliyenin en güzel eserini mimari açıdan erişilmez güzellikte inşa eden Koca Sinan, yazdığı mesnevi ile de köprüyü göklere çıkarmıştır. Hatta Sinan kişilik bile verir eşsiz güzellikteki köprüsüne. O da kendisi gibi alçakgönüllüdür ve dünyanın insanı basıp geçer üstünden.  

kopru02.jpg  Koca Sinan’ın “Uzun boylu, hilâl kaşlı güzeli”

Köprüye hayran olan sadece Koca Sinan değildir. Sinan'ın türbe yazıtını yazan Sai Mustafa Çelebi de övgülerini dile getirmiştir: "Çekmece köprüsüne çektiği yüce kemer gökyüzü aynasındaki samanyolunun bir eşidir" der Sinan'ın türbe yazıtında. Büyükçekmece Köprüsü'nü Samanyolu'na benzeten Sai Mustafa Çelebi, köprünün Sinan için ne kadar özel ve önemli olduğunu bildiği için türbe yazıtında bu eseri övmeyi ihmal etmemiştir. Mimar Sinan Büyükçekmece Köprüsü'nü "şaheser" diye nitelendirmektedir. Ayrıca Evliya Çelebi de Seyahatname'sinde köprünün çok sağlam olduğunu belirtmiş, hatta her bir kemerinin gökkuşağına benzediğini ifade etmiştir. 

Büyükçekmece Köprüsü bir şaheserdir çünkü Sinan'ın ustalık eseri olan Selimiye Camii ve Külliyesi'nden hemen önce inşa edilmiştir. Zorlu ve başarı dolu bir hayatın sonlarına yaklaşan dahi mimarın en güzel camisi Selimiye iken en güzel köprüsü ise Büyükçekmece Köprüsü'dür demek sanırım hiç de abartı olmayacaktır. Sinan köprüyü sanatının zirvesine tırmanırken inşa etmiştir. Bu nedenle köprü mimari ve mühendislik açısından oldukça gelişmiş ve ulaşılması zor bir teknoloji sergilemiştir. Köprünün Sinan için önemini vurgulayan bir diğer gösterge ise "Büyükçekmece Köprüsü hariç, eserlerinin hiçbirisine adını yazmamış olmasıdır." Sinan dördüncü köprünün köşküne "amel-i Yusuf b. Abdullah" adıyla imzasını atmıştır. Semavi Eyice "Büyükçekmece Köprüsü" adlı makalesinde bu konuya açıklık getirir: "Osmanlı devrinde Yusuf adının daima Sinaneddin adı ile beraber oluşu ve devşirmelerde baba ad olarak da "abd"lı adların kullanılması bunun Sinan'ın imzası olduğunu gösterir. 

kopru03.jpg  “Çekmece köprüsüne çektiği yüce kemer gökyüzü aynasındaki samanyolunun bir eşidir.”

Eyice, Sinan'ın imzasının çalınması ile ilgili olaya da yer verir makalesinde. 1960'lı yıllarda Sinan'ın imzasının olduğu yerde bir hazine olduğuna inandırılan iki kişi Sinan'ın imzasını parçalamıştır.  Erdem Yücel'in verdiği bilgiye göre Büyükçekmece Köprüsü "1970'te onarılmış, kitabenin benzeri de yazılarak yerine konmuştur." Koca Sinan 16. yüzyılın en büyük mimari dehasıdır ve Klasik Dönem Osmanlı Mimarisi'nde sadece cami ve külliyeleri ile değil inşa ettiği köprülerle de adından çokça söz ettirir. Ünal Öziş'in ifadesiyle, "Osmanlı İmparatorluğu'nun doruk noktasını oluşturan 16. yüzyılda köprü inşaatı, büyük mühendis Mimar Sinan'ın damgasını taşımaktadır. Başkent İstanbul'dan batıya ve doğuya, ordunun ve sivil taşımacılığın hareketini kolaylaştırmak amacıyla yapılan bu dönem köprüleri Trakya'da yoğunlaşmıştır". Bu köprülerin listesi Sinan tarafından Tezkiretü'l – Bünyan ve Tezkiretü'l – Ebniye adlı eserde şöyle verilmiştir:

Büyükçekmece'de yapılan köprü

Silivri'de bir köprü

Meriç nehri üstünde Mustafa Paşa Köprüsü

Marmara'da [Sokullu] Mehmet Paşa Köprüsü

Halkalı'da Odabaşı Köprüsü

Haramidere'de Kapıağası Köprüsü

Sinanlı'da [Sokullu] Mehmet Paşa Köprüsü

Bosna Vişegrad'da [Sokullu] Mehmet Paşa Köprüsü 

Sinan'ın yaptığı köprülerden 8 tanesini tezkirelere kayıt ettirmiştir. Kazım Çeçen "XVI. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda Yapılan Köprüler" adlı makalesinde günümüzde Sinan'a ait 12 köprü olduğunu iddia etmektedir. Çünkü Çeçen'e göre tezkirelerde geçmeyen 4 köprü mimari ve mühendislik açılarından Sinan'ın diğer köprülerine benzemektedirler. Çeçen Sinan'ın listesine aşağıdaki köprüleri de eklememiz gerektiğini ifade etmiştir.

Edirne'de (Sarayiçi) Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Edirne'de Yalnızgöz Köprüsü

Gebze'de Dil Deresi üzerinde Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü

Bolvadin'de Kırkgöz Köprüsü'nün tamiri ve uzatılması

Sinan, günümüze gelen bu 12 güzel köprü dışında, yeniçeri iken de pek çok köprü inşa etmiştir fakat bu köprüler güvenlik nedeniyle yıktırılmıştır. Kendisini Mimarbaşılığa taşıyan Prut Nehri'ne yaptığı köprüyü Lütfü Paşa ve Ayas Paşa yıktırmak istememiş; hatta bir kule yaptırıp köprünün korunmasını istemişlerdir. Bu olay açıkça Sinan'ın inşa ettiği köprünün hayranlık uyandıracak kadar güzel ve sağlam olduğunu kanıtlar. Oysa Sinan: "Kesinlikle uygun değildir! Kâfire gayret düşüp birkaç adamla kuleyi ele geçirirse bunun adı, bir kale alınmış olur. Köprüye değer vermek caiz değildir, Padişah'ın devletinde nerede gerekirse inşası mümkündür"53 diyerek bu teklifi kabul etmemiştir. Padişaha ve devlete hakkıyla hizmet etmek Sinan için sanatından ve mimarlığından daha üstündür.

Tezkirelerde "Büyükçekmece'de yapılan köprü" diye anılan ve her devirde herkesin övgülerle bahsettiği Sinan'ın şaheseri Büyükçekmece Köprüsü İstanbul'a 36 km uzaklıktadır. Marmara Denizi ile Büyükçekmece Gölü arasına inşa edilmiştir. Büyükçekmece İlçesi'ni Mimarsinan mahallesine bağlayan köprü halk arasında hem "Mimar Sinan Köprüsü", hem de "Sultan Süleyman Köprüsü" diye anılır. Buda bize Mimar Sinan'ın Sultan Süleyman'a eş tutulduğunu ve bir sultan kadar önemli ve ünlü olduğunu gösterir. Mimarsinan mahallesi de adını Sinan'dan almıştır ve ismini verdiği mahallenin meydanında bir de heykeli vardır.

Farklı büyüklükte ve uzunlukta 4 ayrı köprünün birbirine yapay adalarla eklenerek uç uca birleştirilmesinden oluşan bu şaheser 635,57 metre uzunluğunda 7,17 metre genişliğindedir. Koca Sinan köprüyü inşa etmeden önce zemini incelemiş, "köprü ayaklarını ahşap kazıklı temel sistemine oturtmuş" ve köprüyü deniz tarafına inşa etmiştir. Sinan tezkirelerde de zaten deniz tarafının daha sağlam olması nedeniyle böyle bir tercih yaptığını da belirtmiştir. Klasik Dönem Osmanlı köprü mimarisinde iki tip model ön plana çıkar: "eşboyutlu dizi kemerli tipler ve farklı boyutlu dizi kemerli tipler". Büyükçekmece Köprüsü farklı boyutlu dizi kemerli köprülerdendir. Karşılıklı ilerleyen iki kervanın geçebileceği genişlikteki köprünün56 malzemesi ile ilgili bilgileri Orhan Bozkurt'un doçentlik çalışmasından alıyoruz. Bozkurt, köprünün bol fosilli orta Eosen devrine ait Nümüliteleri içeren bir kalkerden inşa edildiğini belirtmektedir ve bu kalker Hadımköy civarında büyük sahalar kaplamaktadır. Bozkurt'un verdiği bu bilgiye göre köprü inşasında kullanılan kalker taşları Hadımköy'den getirilmiştir. Sinan'ın mimari bilgisi ve hüneriyle yeniden şekillenen kalker taşları köprüde hayat bulmuştur.

kopru04.jpg  Köprü ayaklarının oturtulduğu yapay adalar

Erdem Yücel "Büyükçekmece'de Türk Eserleri" adlı makalesinden köprünün yapımında kullanılan taşların yerleştirilmesi ve kemerlerle ile ilgili şu bilgileri verir:

Orta gözlerin kemerleri en fazla yüksekliğe sahiptir, bunların iki yanındakiler de köprünün iniş-çıkış hattına uyarak kademeli olarak alçalırlar. Kemer formları genellikle sivridir ve 2 m. uzunluğundaki taşlarla örülmüştür; iç yüzeylerde de ince muntazam taşlar kullanılmıştır. Yapım sırasında kireç harç kullanılmamıştır; taşlar eritilmiş kurşunla birbirlerine bağlanmıştır. Köprü üstünde dikkati çeken bir husus, kemer açıklıklarıyla beraber ayak genişliklerinin de artmasıdır. İki kemerin meydana getirdiği bu şekil yanlarda sivri çıkıntılar halinde kendisini belli etmektedir.

Yücel'in de belirttiği gibi ortadaki iki köprünün kemerleri oldukça sivridir. Fakat 1. ve 4. köprülerin kemerleri sivri değildir. Çünkü bu köprülerde tarih ve seyir köşkleri bulunmaktadır.

kopru05.jpg 

Büyükçekmece Köprüsü’nün sivri kemerleri

Büyükçekmece Köprüsü'nün Avrupa istikametindeki ilk köprüde karşılıklı iki tane seyir köşkü, dördüncü ve en büyük köprüde ise tarih köşkü vardır. Osmanlı köprü mimarisine özgü olan tarih ve seyir köşkleri dışa doğru konsol biçiminde taşkın olarak konumlandırılmış inşai elemanlardır. "Seyir köşkleriyse köprü yol kotundan kısmen seki biçiminde yükseltilmiş ve dinlenme amacıyla kullanılmış olabilecek yalın mekânlardır." Koca Sinan köprüden geçen yolcuların dinlenmesi ve dinlenirken deniz ve göl manzarasını seyretmeleri için seyir köşkü yapmayı ihmal etmemiştir. Böylece köprünün güzelliği ile çevrenin güzelliği bütünleşmiştir. Busbecq'in övgüyle anlattığı Büyükçekmece'nin güzelliği Sinan'ın köprüsü ile tamamlanmıştır. Güzel bir köprüde güzel bir manzara seyretme imkânı insanlara Kanuni Sultan Süleyman döneminin zenginliğini ve görkemini her yönüyle hissettirmiştir.  

kopru06.jpg  Köprüdeki seyir köşkü

Süleyman'ın vermiş olması ve amacının da Avrupa'ya seferler yapan ordusunun ve yöre halkının suyu rahatça geçmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Hedef Avrupa'daki toprakları fethetmek olduğu için köprünün sonu İstanbul yönü değil Avrupa yönüdür. 

Eyice, Sinan'ın köprüyü su taşkınlıklarına karşı dayanıklı inşa ettiğini yazar ve şunları ekler: "Ayrıca her bölümün başında ve sonunda bütün Türk köprülerinde görülen babalar bulunmaktadır. Her bölüm arasındaki bağlantı aralıklarının korkuluksuz olması, büyük taşkınlardan suların fazlasının köprüye zarar vermeden buradan aşarak gitmesi için yapıldıklarını düşündürmektedir." Koca Sinan'ın mimarlık ve mühendislikteki hüneri sayesinde "sadece yapıldığı dönem için değil, günümüzün ileri mühendislik dünyasına göre de olağanüstü bir teknik ve estetik oluşum ortaya çıkmıştır."Sinan Sultan Süleyman'dan aldığı emri tüm kuşaklara aktarmış ve mimarlık sanatının topografik şartlara göre nasıl inşa edilmesi gerektiğini de bizlere göstermiştir.

Muhteşem Süleyman hiç bir masraftan kaçınmayarak yapımına "114 yük ve 73.853 akçe" harcadığı Mimar Sinan'ın muhteşem eserini görememiştir. Zigetvar Seferi'nde hayatını kaybeden Sultan Süleyman'ın "cenazesi ordu ile beraber Büyükçekmece köprüsünden geçerken, son gayreti ile köprüyü tamamlamaya uğraşan ihtiyar Sinan, hem çok sevdiği büyük Süleyman'ın ölümüne hem de kalbindeki hicrana ağlıyordu". Kaybettiği sadece Osmanlı sultanı Süleyman değildi, kendini üne kavuşturan sanat ve sanatçının koruyucusu ve destekleyicisi bir padişahtı. Onun döneminde hüneri ve zekâsı fark edilmiş ve Mimarbaşı olmuştu. En güzel ve ihtişamlı eserlerini onun saltanatıyla gerçekleştirmişti. Sultan Süleyman'a yakışır eserler vermek endişesi ve gayreti ile "Mimarlar Sultanı" olmuştu.

Köprü Sultan Süleyman'ın yerine geçen oğlu II. Selim zamanında 1567'de tamamlanmıştır. "Büyükçekmece Köprüsü Sinan'ın Kanuni devrindeki son eseri oldu. Koca Sinan, Kanuni dönemindeki en güzel ve en son eserini hüzünle tamamlamak zorunda kaldı. "Ölümünün 400.yılı olan 1988'in Birleşmiş Milletlerce "Uluslararası Sinan Yılı" ilan edilmesinden sonra, o yıla kadar tümü kullanılmakta olan Sinan köprülerinin bir bölümü, koruma amacıyla araç geçişine kapatılmıştır" ve Karayolları tarafından 1986- 1988 yıllarında onarılmıştır. 

Mimar Sinan Sultan Süleyman'ın hayatını ve ölümünü şu mesneviyle aktarmıştır:

Ömrünün sonlarında köprü yaptı o din sultanı

Doğru yolu olsun diye her zaman, inananların.

Çünkü bir köprüdür Dünya, geçmektedir insanlar

Ne dilenci kalır burada, ne mutluluğa ermiş hükümdar.

Kocamışken sonunda gazada şehit oldu o şah

Cennet etsin makamını, alemin Rabbi Allah.

Onun güzel camisini seyredenler dediler

"İşte bu ölümsüzlerin girdiği Cennet bahçesidir."

Hayır için çeşmeler getirdi İstanbul'a

Mahşer gününde akarsular nasip olsun ona.

Kâbe'de büyük imaret ve medrese inşa etti

Bayındır oldu adaletiyle bütün yeryüzü.

Duacı Sai, atalarından beri duacıdır

Allah hepsine rahmet etsin, dese ne olur.

kopru07.jpg 

“Hilâl Kaşlı Güzelin” gece ışıltısı


​​​​
​​
İlişkili İçerikler